Her gün tekrarlayan işlerle ne kadar vakit harcadığınızı hiç hesapladınız mı? E-postadan gelen bilgiyi tabloya aktarmak, yeni müşteriye hoş geldin mesajı göndermek, sosyal medya paylaşımlarını planlamak. Bu işlerin hepsi otomatikleştirilebilir ve otomasyon araçları sayesinde saatlerinizi kurtarabilirsiniz.
Son dört ayda üç farklı otomasyon aracını gerçek iş süreçlerimizde test ettik. Basit otomasyonlardan karmaşık çoklu adımlı iş akışlarına kadar her seviyede denedik. İşte detaylı deneyimlerimiz.
Zapier: Otomasyon Dünyasının Kapısı
Zapier otomasyon denince akla ilk gelen isim. Altı binden fazla uygulama entegrasyonu ile neredeyse her aracı birbirine bağlayabiliyorsunuz. Hiç kod bilmeden sürükle bırak ile otomasyonlar kuruyorsunuz.
Zapier ile ilk otomasyonumu web sitemizdeki iletişim formundan gelen mesajları otomatik olarak Slack kanalına gönderecek şekilde kurdum. Beş dakikada hazırdı ve o günden beri tek bir mesajı kaçırmadık. Eskiden formları günde bir kez kontrol ediyorduk ve bazen önemli mesajları saatler sonra görüyorduk.
Sonra işleri biraz karmaşıklaştırdık. Yeni bir blog yazısı yayınlandığında otomatik olarak Twitter'da paylaşılsın, LinkedIn'de duyurulsun ve e-posta listesine haber gönderilsin istedik. Zapier'ın çoklu adım özelliği ile bunu tek bir otomasyonda yaptık. Blog yazısı yayınlanıyor ve üç platform aynı anda güncelleniyor.
Bir girişimci arkadaşım Zapier sayesinde bir kişilik ekibine rağmen on kişilik bir ekip gibi çalışabildiğini söylüyor. Müşteri formu dolduruluyor, otomatik olarak CRM'e ekleniyor, karşılama e-postası gönderiliyor ve ekibe bildirim düşüyor. Tüm süreç insan müdahalesi olmadan gerçekleşiyor.
Dezavantajı fiyat. Zapier'ın ücretsiz planı çok sınırlı ve ücretli planlar görev sayısına göre hızla artıyor. Yoğun kullanımda aylık yüz doları geçebilir.
Make: Görsel İş Akışı Tasarımcısı
Make eski adıyla Integromat, görsel iş akışı tasarımıyla öne çıkıyor. Otomasyonları bir akış şeması gibi tasarlıyorsunuz ve karmaşık senaryoları bile kolayca anlayabiliyorsunuz.
Make'i bir e-ticaret projesinde kullandık. Yeni sipariş geldiğinde stok kontrolü yap, stok varsa onay e-postası gönder, yoksa tedarikçiye otomatik sipariş ver gibi koşullu bir iş akışı kurduk. Make'in görsel editörü bu tür dallanmaları çok kolay yönetiyor. Her adımı gözünüzle görebiliyorsunuz.
Make'in Zapier'a göre en büyük avantajı fiyat performans oranı. Aynı bütçeyle Make'de çok daha fazla otomasyon çalıştırabiliyorsunuz. Ücretsiz planda bile bin operasyon veriyor ve bu çoğu küçük işletme için yeterli.
Bir web geliştirici tanıdığım Make'i müşteri projelerinde kullanıyor. Webhook ile özel tetikleyiciler oluşturabiliyor, HTTP istekleri atabiliyor ve verileri JSON formatında işleyebiliyor. Teknik kullanıcılar için Zapier'dan çok daha esnek olduğunu söylüyor.
Ancak Make'in öğrenme eğrisi Zapier'dan daha dik. Zapier'da her şey çok sezgisel iken Make'de bazı kavramları anlamak biraz zaman alıyor. Özellikle iteratör ve agregatör gibi gelişmiş özellikler başlangıçta kafa karıştırıcı olabiliyor.